GEZİ NOTLARI SEYAHAT

AVRUPA’NIN EN GÜZEL ŞEHİRLERİNDEN BİRİ – ONE OF THE MOST BEAUTIFUL CITIES OF EUROPE; PORTO

Avrupa’da hatırı sayılır adette şehir gezmişliğim, hatta bazılarında 1 aydan fazla süre ile yaşamışlığım var. Portekiz zaten ülke olarak da daha önce gitmediğim ve mutlaka gitmek istediğim bir ülkeydi. Ama bir çok insanın aksine hiç bir zaman Lizbon’u merak etmedim. Sanırım çok fazla fotoğraf gördüğümden, çok fazla dinlediğimden olacak ki içimde merak uyandırmadı. Ama Porto… Porto bir başkaydı… Bir kere daha önce giden çok fazla insana rastlamamıştım… İsminin romantikliğinin dışında da pek bir fikrim yoktu… Sanırım bilinmeyene gitmek beni hep daha fazla heyecanlandırıyor. O nedenle THY’nin Haziran ayında yapmış olduğu bilet kampanyasında 500TL’ye Porto biletini bulunca Baransel’e bile sormadan aldım gitti. Akşam eve gittiğimizde “Ekim’de Porto’ya gidiyoruz sürpriiiiiiiz” dedim 🙂 O kadar net ve emindim yani bu işten 🙂 Ancak araya uzun soluklu Phuket & Krabi tatili ve onun araştırması girince, Porto hazırlıkları son dakikaya kaldı. Mesela otellerde Ekim ayında inanılmaz bir doluluk vardı. Keza Airbnb’de de sabah gördüğüm evi akşama bir daha bulamıyordum çünkü tutulmuş oluyordu. Hal böyleyken sınırlı seçeneklerimiz arasından nispeten ucuz, merkezi ve temiz bir ev seçtik.

English: I have traveled a considerable amount of cities in Europe, and even have lived for over a month in some of them. Portugal is a country that I have never gone to , but  that I want to see it. But unlike many people, I have never wondered about Lisbon. I guess I did not wonder about it because I saw too many pictures and I listened too much things about it. But Porto … Porto was a different … I have never met too many people who have gone before … I had not any idea about it, i just knew that it has romantic name… I guess it always makes me more excited to go unknown. That’s why I bought a flight ticket in June without even asking Baransel. Because Turkish Airlines had a ticket campaign and I got tickets to Porto for 500TL.  When we went home in the evening, I said, “We will go to Porto in October, surpriseeee,” … I was very determined and confident. 🙂 However, because we went to a long vacation in Phuket & Krabi before Porto, we were able to made preparations to go to Porto last minute. Likewise at the Airbnb I could not find any house. Some houses which I find in the morning  , they were being full when i check them in the evening.  Because the reservation was being made. So we chose a relatively cheap, central and clean house among our limited options.

Porto’da kaldığımız ev bu mahallede yani Ribeira‘da idi. Burası Porto’nun Old Town’u olarak da biliniyor. / The house we stayed in Porto was in Ribeira in this neighborhood. This is also known as Porto’s Old Town.

PORTO’DA ULAŞIM – TRANSPORT FOR PORTO

Küçücük, bayır dolu sokaklarının her birinde mutlaka sizi büyüleyecek bir şey çıkıyor karşınıza. O nedenle yürümekten asla vazgeçmeyin. Tüm o bayırlara rağmen 4 günde 50KM yol yürümüşüz ve bize çok iyi geldi. Gelişmiş bir metro ve tren hattı olmasına rağmen inanın pek ihtiyaç duymuyorsunuz. Örneğin biz havalimanından şehre gelirken metroya bindik. Bunun için havalimanı içerisindeki okları takip edip mor renkte olan E hattına biniyorsunuz ve muhtemelen sizin de ulaşmak isteyeceğiniz istasyon merkez istasyon olan, o harika çinilerle kaplı Sao Bento tren istasyonu olacak. Bu istasyona ulaşabilmeniz için ise sarı hatta geçmeniz gerekli, o nedenle önce Trindade istasyonunda inip, D yani sarı hatta geçip 2 durak sonra inmeniz gerekiyor. Bunların hepsi ortalamada 45dk kadar sürüyor. Bir de Sao Bento’da inip tüm o bayırlı sokakları varacağınız yere kadar yürümeniz gerekli. Peki biz ne yaptık? Havalimanından metroya bindik ve Trindade’de indik.

English: There is a tiny things that will surely fascinate you in each of the sloping roads. Do not give up walking for that reason. We walked 50KM in 4 days despite all the sloping roads and it was very good for us.Though there is a very good subway and train line, you do not need to get on the subway or trains, believe me. For example, we went to the city center from the airport by the metro. Follow the directions of the arrows in the airport and get to the purple E line , you will arrive at the Sao Bento train station, which is covered with those wonderful wall tiles. Probably, the station you want to reach will be this central station, Sao Bento.You need to change to yellow line to reach this station, so you will get off in Trindade station. You should change to D yellow line and get off after 2 stops. They all last for about 45 minutes. You need to get off in Sao Bento and also have to walk all the sloping roads which is to reach to where you go. So what did we do? We got on the metro from the airport and got off in Trindade.

Elimizde bavullar ve bu güzel havada daha fazla oyalanmayalım diye önce istasyonun yanında o çok görmek istediğim harika muralı görüp fotoğrafını çektik, sonra da taksiye binip evimize gittik. Kısa bir matematik yapalım beraber 🙂 Metro bileti kişi başı 2,25 Euro idi. Trindade’den Riberia bölgesindeki evimiz ise taksi ile 7 Euro tuttu. Meğer zaten havalimanından taksiye binip direkt gelsek 15 Euro verecekmişiz! 🙂 O nedenle dönüşte hiç metro falan uğraşmadan doğrudan taksiye bindik. 🙂 Size de tavsiyem eğer zaman sizin için de kıymetliyse ve bavullarınızla uğraşmak istemiyorsanız bence direkt taksiye binin. Hop 15 dakikada ulaşacağınız yerdesiniz!

English: We firstly saw the wonderful mural that I wanted to see, its next to the station. In this beautiful air with our suitcases, we took its photo and then we went to our house by taxi. Let’s study a little mathematics together 🙂 The metro ticket was € 2.25 per person. We paid 7 Euro , to go to our house in Riberia from Trindade by taxi. If we had come directly from the airport to the house, we would had paid 15 Euro! 🙂 For that reason, we directly went back to the airport by taxi instead of metro. 🙂  I also recommend you if the time is precious for you and you do not want to carry your suitcases, I think you should take a direct taxi. You will arrive in 15 minutes!

PORTO’DA GÖRÜLMESİ GEREKEN YERLER / MUST SEE PLACES IN PORTO

Porto beni “ilk görüşte aşk gibi” etkiledi. Havasına, sokaklarına, insanına, yemeğine, şarabına gerçekten bayıldım. Hepsinin yanında genel olarak ucuz olması da cabasıydı. O nedenle ilk dakikadan son ana kadar “dönmek istemediğim” bir yer haline büründü. Bu duygularımı anlamanız için mutlaka görmeniz gereken bazı yerleri sizinle paylaşmak istiyorum.

English: Porto impressed me as “love at first sight”. I really loved the air, the streets, the people, the food, the wine. Besides all of them, it is a cheap country. Therefore, from the first minute until the last moment, it become a place “I do not want to return to”. I want to share with you some of the places you absolutely must see to understand these emotions.

Ribeira ve Dom Louis I Köprüsü / Riberia and Dom Louis I Bridges

Porto, Douro nehrinin iki yakaya ayırdığı, bir tarafının Ribeira diğer tarafının ise Gaia adı verildiği, eski binalarıyla, yokuşlu sokaklarıyla hafif bir Galata ve Karaköy havası olan nispeten küçük bir şehir. Ribeira, adeta eski merkez diye geçiyor. Tüm tarihi ve turistik yerler neredeyse bu tarafta.

English: Porto is a city where the river Douro is divided into two parts, one called Ribeira and the other called Gaia. It is a small city with old buildings, sloping streets, Galata and Karaköy atmosphere. Ribeira is almost like the old center. All the historical and touristic places are almost on this side.

İki yakayı birbirine bağlayan köprülerden en meşhuru ise bu Dom Louis I Köprüsü. İki katlı olan köprünün alta katından arabalar ve yayalar, üst katından ise tramvay ve yayalar geçiyor. Mutlaka bir akşamüzeri gün batımı saatinde köprünün istediğiniz katından birinden yürüyün ve tam ortasından nehri  ve şehri izleyin!

English: The most famous of the bridges connecting the two parts is the Dom Louis I Bridge. The two-storeyed bridge passes cars and arcades from the lower floor, and trams and arcades pass from the upper floor. Walk on any floor of the bridge on an sunset and watch the river and the city in the middle of it!

Gün batımı Porto’ya gerçekten çok yakışıyor. Dilerseniz yol boyunca uzanan kafelerden birinde oturabilir, nehir kenarında marketten aldığınız şarabınızı yudumlayıp piknik yapabilir ya da köprünün tam altında yer alan Bar Ponte Pensil‘de bir akşamüstü kokteyli içebilirsiniz.

English: The sunset is really beautiful in Porto. You can sit in one of the cafés along the way, you can drink your wine which bought from the market on the riverside, have a picnic or have an afternoon cocktail at Bar Ponte Pensil, just below the bridge.

Gaia Bölgesi ve Port Wine Üreticileri / Gaia Region and Port Wine Producers

Gaia bölgesinde ise, nehir kenarında Porto’nun meşhur Port Wine (Liman Şarapları) üreticileri ve restoranlar, arka taraflarda ise daha çok yeni yerleşim alanları yer alıyor. Bu tarafta binalar, arabalar ve hatta insanlar bile daha bakımlı 🙂 Bir anda Karaköy’den Bebek’e geçmiş gibi oluyorsunuz.

Portekiz şarabı olarak bilinen Port Wine aslında tam olarak bir şarap değil. Daha çok likör denebilir. Özelliği ise, Portekizli denizcilerin İskoçya’dan getirdikleri eski ve kullanılmış viski fıçılarında bekletiliyor olması. Yani aromasını biraz da bundan alıyor. Daha çok yemek öncesi ya da sonrası shot şeklinde içilen likörümsü şarabı denemek isterseniz, bu bölgedeki tüm üreticilerde tadım yapabilirsiniz. En meşhurları Sandeman. Biz tadım yapmadık ama eve hatıra olarak bir şişe Sandeman almayı ihmal etmedik.

Diğer yandan eğer Dom Louis I Köprüsü’nün en üst katından yürüyerek bu bölgeye geçerseniz, teleferikle aşağıya inip aynı zamanda manzaranın başka bir açıdan da tadını çıkartabilirsiniz.

Bu bölgeye akşam yemeği için geçerseniz mutlaka ama mutlaka Taberninha do Manel‘de yemek yiyin.

English: In Gaia, Porto’s famous Port Wine producers and restaurants are located by the river. In the back of the river also there are the new settlements. On this side, buildings, cars and even people are more well-maintained. You seem to have gone to Bebek from  Karaköy.

Port Wine, known as the Portuguese wine, is actually not exactly a wine. We can say like liquors. Its specialty is that kept in old whiskey barrels that bring from Scotland by Portuguese seamen. So its flavor is good. If you want to taste liquorice wine which is mostly shot before or after the meal, you can taste it in all the producer companies  in this region. The most famous is Sandeman. We have not tasted it but we have not forgotten to buy a bottle of Sandeman to our house.

On the other hand, if you walk on the top floor of the Dom Louis I bridge, you can go down on the cable car and enjoy the view from another angle at the same time.

If you go to this region for dinner, surely you should definitely have a dinner at Taberninha do Manel.

Sao Bento Tren İstasyonu / Sao Bento Train Station

Hayran kalmamak imkansız… Porto’nun hemen her yerinde kullanılan çiniler, sanırım en çok bu tren istasyonuna yakışmış. Daha yolculuğa çıkmadan sizi kendi içerisinde bir yolculuğa çıkarıyor. Bu istasyon duvarlarında çinilerle Portekiz’in tüm tarihi anlatılıyor. 19. yüz yıl sonunda inşa edilen istasyonun çinilerinin tamamı, sanatçı Jorge Colaço tarafından 11 yıllık (1905-1916) bir süre boyunca yerleştirilmiş ve bugünkü halini almış. Ama ben size başka bir şey anlatmak istiyorum 🙂 Bir efsaneye göre bu istasyonda bir rahibenin ruhu yaşıyor… Nasıl mı?

İstasyon inşa edilmeden önce aslında bu yapının yerinde Ave Maria Manastırı varmış. Onlarca rahip ve rahibe bu manastırda yaşarmış. Ancak 1834’te Portekiz’deki bütün dini emirler, “rahip katili” olarak da bilinen Joaquim António de Aguiar adında bir politikacının kararı ile feshedilmiş. Yani artık rahip ve rahibelerin kararları ve emirleri bir hiç olarak sayılacakmış. Bununla beraber din insanlarına ait olan mülklere, o mülkte yaşayan son din insanı öldükten sonra el konulmasına karar verilmiş. İşte bu karara bu manastır da dahilmiş. Bu manastırdaki son rahibe bu kararın alınmasından tam 58 yıl sonra yani 1892’de ölmüş. Ardından binaya el konulup bugünkü halini alacak tren istasyonu inşaatına başlanmış. Efsaneye göre bu rahibenin ruhu hala Sao Bento içerisinde yaşarmış. Çok sessiz bir ana denk gelirseniz rahibenin dualarının istasyon duvarlarından yankılanarak kulağınıza geldiğini söyleyen insanlar var 🙂 Biz duymadık 🙂 Açıkçası o istasyonu boş ve sessiz bulabilir misiniz bundan da emin değilim 🙂

English: You will admire it is really fascinating… I think, tiles used almost everywhere in Porto look much more beatiful on the walls of this train station. It takes you on a journey. The tiles which on the walls of these stations tell you the whole history of Portugal. All of the tiles of the station which is built at the end of the 19th century were placed by artist Jorge Colaco over a period of 11 years (1905-1916) .. But I want to tell you something else 🙂 According to a myth, a Nun’s soul lives in this station … How?

Before the station was built, Actually there was the Ave Maria Monastery in stead of this building. Tens of priests and nuns had lived in this monastery. However, in 1834, all regular religious orders in Portugal were abolished by the decision of a politician named Joaquim António de Aguiar, also known as the “priest-killer”.  So, the decisions and orders of priests and nuns had lost its significance. However, it was decided to confiscate to properties belonging of religious people after the last religious person who live in the property die. Including this monastery. The last nun in this monastery had died in 1892, exactly 58 years after this decision was taken. Then the building had taken, and the construction of the train station which will taken place today’s, had started. According to legend, the soul of this nun still have lived in Sao Bento.  If you are in the station at a very quiet time, there are people who say that the nun’s prayers echoed from the station walls and came to your ear 🙂 We did not hear it 🙂 Obviously, can you find that station empty and quiet 🙂 I’m not sure  🙂 

Tüm bu bilgiler bir yana, tren istasyonundan bir çok yere ulaşmanız mümkün. Eğer başka şehirlere de geçmek istiyorsanız başlangıç noktanız burası olacaktır. Biz Aveiro’ya giderken de bu istasyonu kullanmıştık. Gitmeden önce ben internet sitesinden güncel olarak tüm saatlere ve bilet fiyatlarına bakmıştım. Plan yapmadan önce bu siteye mutlaka bakmanızı öneririm.

English: On the other hand, it is possible to go almost anywhere from the train station. If you want to go to other cities, this will be the starting point. When we wanted to go to Aveiro, we went from this station. Before we left, I looked up all the hours and ticket prices on the website. I suggest you take a look at this site before you plan.

 Carmo ve Carmelitas Kiliseleri / Carmo and Carmelitas Churches

Hayatımda gördüğüm en güzel kiliselerden biri oldu sanırım bu yapı. Dikkatli bakmazsanız aslında bu yapıyı tek bir kilise zannedersiniz. Ancak bu yapı iki ayrı kiliseden oluşuyor. Aralarında sadece dünyanın en dar evi olduğu için birleşik gibi gözüküyorlar. Sol taraf Carmelitas Kilisesi (Igrajo do Carmelitas), sağ taraf ise Carmo Kilisesi (Igrajo do Carmo). Bu fotoğrafta görmüş olduğunuz muhteşem duvar Carmo Kilisesi’ne ait olduğu için favorim o oldu 🙂

English: I think this is one of the most beautiful churches I’ve ever seen. If you do not look carefully, you actually think this is a single church. However, this building consists of two separate churches. They seem to be united because they are just the narrowest house in the world. Carmelitas Church on the left (Igrajo do Carmelitas) and Carmo Church on the right (Igrajo do Carmo). It was my favorite to be that the wonderful wall you saw in this photo belongs to Carmo Church.

Chapel of Souls

İsminin yanında bence yine o çiniler sayesinde harika bir kilise! Porto’nun alışveriş caddesi olarak bilinen Rua de Santa Catarina‘nın sonunda, Bolhao Market‘e 5 dakika uzaklıkta yer alan bu kilise, mutlaka görmeniz gereken yapılardan biri. İçinde çok bir numara yok ve aslında oldukça küçük bir kilise. Ama hiç beklemediğiniz bir sokakta karşınıza öyle güzel çıkıyor ki, büyülenmemek elde değil!

English: A wonderful church next to its name, I think because of those same wall tiles ! At the end of Rua de Santa Catarina, known as Porto’s shopping street, this church is 5 minutes away from Bolhao Market, one of the must-see buildings. There is not much in it  that will attract your interest, and it’s actually a pretty small church. But in a street you have never expected, it seems so beautiful and you are being fascinated!

Bolhao Market ve civarı / Bolhao Market and around

Barselona’ya gidenler La Rambla caddesi üzerindeki o meşhur Mercat de la Boqueria’yı bilirler. İşte onun bir benzeri olan Bolhao Market, hem hediyelik eşya alabileceğiniz hem yemek yiyebileceğiniz ya da yemeklik alış veriş yapabileceğiniz çok güzel bir pasaj market. Burada Portekiz yerel tatlarına dair her şeyi bulabilirsiniz. Hediyelik eşyalar şehrin diğer kısımlarına göre burada bir tık daha ucuzdu. Benden söylemesi 🙂

English: Those who go to Barcelona know the famous Mercat de la Boqueria on the La Rambla street. Here is Bolhao Market which is similar to it, a very nice shopping arcade where you can buy souvenirs, eat or shop for food. Here you can find everything about Portuguese local tastes.  The souvenirs were cheaper here than in other parts of the city. I’m telling you 🙂

Marketin tam karşısında yer alan bu meşhur dükkanda ise bir kahve ve sandviç molası vermiştik. Biz beğendik, aklınızda olsun! / In this famous shop right opposite the grocery store we had a break, to had a coffee and ate sandwich. We like it, be keep in mind!

Bolhao Market civarındaki sokaklar çok güzel. Hem alış veriş yapmak için hem de görsel şölen için sokaklarda kaybolmayı unutmayın! / The streets around Bolhao Market are very nice. Do not forget to get lost in the streets both for shopping and for seeing beatiful places/streets !

Jardim da Cordoaria

Porto’da yaşadığımız hava sıcaklığı değişimi nedeniyle bir gün inanılmaz sis bastırdı. O gün eve dönüş yolunda sisin arasından bize göz kırpan kocaman gövdeli ağaçlar gördük. Merdivenleri çıktığımız anda ise bu fotoğraftaki anla karşılaştık. İnanılmaz güzel bir görüntüydü. Daha sonra bu parkı araştırdım ve gerçekten her mevsim bu ağaçların görüntüsü bir başka oluyormuş onu gördüm. Mutlaka uğrayın derim!

English: One day we had an incredible fog because of the change in temperature we experienced in Porto. On that day we saw a huge body of trees through the mist on the way home. When we went up the stairs and then we met that view of this photo. It was an incredibly beautiful. Later, I searched this park and I saw they had really diffrent a view of these trees all the seasons. I think you also should go!

Clerigos Kulesi ve Kilisesi / Clerigos Tower and Church

Yine vakit nakittir diyerek sadece önünden geçtik ve kuleye tırmanmadık. Muhtemelen çok güzel bir manzarası vardır ama biz Dom Louis I Köprüsü’nün en üst katından oldukça tatmin edici bir manzara gördüğümüz için buna gerek duymadık.

English: We just passed through the front of it saying that “time is of the essence” and, we did not climbed the tower. There is probably a very beautiful view, but we did not need it because we saw a very satisfying view from the top floor of the Dom Louis I Bridge.

Clerigos Kilisesi’nin hemen önünde ise uzun yokuşlu bir cadde iniyor. Dümdüz aşağı doğru indiğinizde ise tüm heybetiyle Sao Bento istasyonu karşınıza çıkıyor. / In front of the church of Clerigos is a long sloping street. When you go down straight, you are all encounter to the Sao Bento station.

PORTO SOKAKLARI ve DENEMENİZ GEREKEN LEZZETLER / STREETS AND TASTES OF PORTO

Porto’nun bizce en güzel mekanlarının bulunduğu ve Karaköy’e çok benzettiğimiz Praça da Carlos Alberto, devamı olan Rua das Oliveiras ve paralelinde yer alan Rua de Sa de Noronha ve Rua Actor Joao Guedes‘i tavsiye ederiz. Burada mutlaka Zenith Brunch & Cocktails Bar‘da bir kahvaltı edin, Moustache‘de bir kahve molası verin, Steak N Shake‘de et burger yiyin, hemen karşısındaki Cafe Progresso‘da kahve için ya da fesleğen soslu domates çorbasını deneyin.

English: We recommend Praça da Carlos Alberto, which is the most beautiful places of Porto and which is similar to Karaköy, in continuation of it that is Rua das Oliveiras, also Rua de Sa de Noronha and Rua Actor Joao Guedes situated in parallel. Definitely, you should do, have a breakfast at the Zenith Brunch & Cocktails Bar, a coffee break at Mustache, eat a meat burger at Steak N Shake, drink a coffee at the Cafe Progresso which is opposite of it, or a tomato soup with basil sauce.

Biraz yukarıda kalan ama hem güzel dükkanların hem de yine keyifli kafelerin yer aldığı başka bir cadde ise Rua da Conceiçao. Burada mutlaka favori dükkanlarımdan olan Mercado 48‘e uğrayın. Sokağın hemen köşesinde ise şarap için şarküteri tabağı ile atıştırmalık alabileceğiniz harika bir mekan olan Candelabro yer alıyor. Onun hemen yanında ise şampanya severler için şampanya kafesi olan Champanheria da Baixa yer alıyor. Her ay çılgın gibi bir ikinci el pazarı düzenleyen, Porto’nun en meşhur vintage dükkanı olan Mon Pere Vintage da bu bölgede yer alıyor.

Biraz aşağı indiğinizde ise Rua das Carmelitas‘a ulaşıyorsunuz. Burada o çok ünlü kitapçı Livraria Lello‘yu bulabilirsiniz. Biz bilet almamıza rağmen girmedik çünkü giremedik 🙂 Adeta kilometrelerce kuyruk vardı ve bu kuyruk günün hiç bir saati azalmadı. O nedenle zaman kaybetmek yerine biletimizi yaktık. Bilet, kişi başı 4 Euro idi. Önce sol tarafında yer alan dükkandan bileti satın alıyorsunuz, sonra sağda yer alan kapının önünden başlayan kuyruğa giriyorsunuz. Peki neden insanlar çıldırmış gibi bu kuyruğa giriyorlar? Evet gidenlerin koyduğu fotoğraflardan gördüğüm kadarıyla çok güzel bir kitapçı. Bir çok yazara da ilham kaynağı olmuş. En meşhuru ise Harry Potter’ın yazarı ve yaratıcısı J.K. Rowlings’in Porto’da yaşadığı dönemde sürekli bu kitapçıya gelip buradan ilham aldığı ve Harry Potter’ı burada yazmaya başladığı söyleniyor. O nedenle inanılmaz bir populeritesi oluşmuş. Sizi bilmem ama bizim için zaman çok kıymetli. Ne kadar güzel olursa olsun o kuyruğu beklemeye değmezdi.

English: Rua da Conceição is another street which both the beautiful shops and the beautiful cafés are located. Go to Mercado 48 that is one of my favorite shops here. There is Candelabro, a great place to buy snacks and appetizer for wine on the corner of the street. Also Champanheria da Baixa which is located next to it , is a champagne café for champagne lovers. Mon Pere Vintage, Porto’s most famous vintage shop, which organizes second-hand bazaar every month, is also located in this area.

When you go down, you reach Rua das Carmelitas. Here you can find the very famous bookstore Livraria Lello. We did not get in, although we had tickets, because we could not get into it. It was like there were kilometers of queues and this queue did not decrease any time of day. Instead of losing time for that reason, our tickets gone for nothing. Ticket was 4 Euros per person. First you buy a ticket in the shop on the left side, then you join the queue which is starting from the front of the door on the right. So why do people go into this queue like crazy? Yes, as far as I can see from the photos that the goers put on, it’s a very nice bookshop. It is also a source of inspiration for many writers. The most memorable is Harry Potter’s writer and creator J.K. When Rowlings lived in Porto, he had constantly come to this bookstore, inspired by it, and said he started writing Harry Potter here. That’s why it’s an incredible popular place. Time is of the essence for us. No matter how beautiful it was, we thought it was not worth waiting for its long queue.

 Livraria Lello yanında yer alan A Vida Portuguese isimli mağazaya mutlaka girin. Biz bayıldık! / You should definitely go to the A Vida Portuguese-named shop next to Livraria Lello. We loved it! 

Diğer bir taraftan sırf görmek için bile yine bu bölgede yer alan Mc Donalds Imperial‘e bir uğrayın derim. Sıradan bir Mc Donalds’dan epey farklı 🙂 / On the other hand, I would advise you to go to the Mc Donalds Imperial, which is also in this area, even just to see it. It’s quite different from an ordinary Mc Donalds.

Livraria Lello ile aynı şeyi alış veriş caddesi olan Rua de Santa Catarina üzerinde yer alan meşhur Majestic Cafe‘de de yaşadık. Önündeki kuyruğa inanamazsınız. O nedenle girmedik tabi ki 🙂 Ama aklınızda olsun, Prag’daki Cafe Imperial‘i bana çok andırdı. / We also felt  that the same thing we felt with Livraria Lello , at the famous Majestic Cafe on Rua de Santa Catarina, a shopping street. You can not believe the queue in front. We did not get into it for that reason. 🙂 But keep in mind, it reminded me a lot the Cafe Imperial in Prague.

Sao Bento Tren İstasyonunun hemen karşısında yer alan trafiğe kapalı Rua das Flores adlı cadde, hem tatlı kafeleri hem de hediyelik eşya dükkanlarıyla yine meşhur caddelerden. / Located right across from the Sao Bento Train Station and the pedestrianized is Rua das Flores street is also one of the famous streets for both with its sweet cafés and souvenir shops.

Özellikle Portekiz’in geleneksel tatlısı Nata’yı denemek isterseniz, en iyi nata dükkanı olan Nata Lisboa (The World Needs Nata) ‘yı tavsiye ederiz.  Biz yanında talihsiz bir isme sahip olan Portekiz birası Super Bock’u denedik. Açıkçası genel olarak Portekiz biralarının bir özelliği yok. Yine de denemek isterseniz marketlerde de çok rahat bulabileceğiniz Imperial markasını daha çok tavsiye ederiz.

English: Especially if you want to taste Portugal’s traditional dessert Nata, we recommend  Nata Lisboa (The World Needs Nata) that the best nata shop. We tried the Portuguese Super Bock, which has an unfortunate name beside it. Obviously there is not a characteristic of Portuguese beers in general. Still, if you want to try it, we recommend the Imperial brand, which you can find very easy in the markets.

Akşam yemeği için güzel mekanlar arayanlara, tavsiyemiz Rua das Flores üzerindeki mekanlar olabilir. Burada en çok, bizim de tavsiye alarak gittiğimiz Cantina 32‘yi öneriyoruz. Mutlaka rezervasyon yaptırın. Burada denemeniz gereken yegane şeyler, muzlu tereyağ, kalamar ve ahtapot! Üzerine de cheesecake istemeyi unutmayın!

Akşam yemeğinden sonra bir şeyler içeyim,dans edeyim, müzik dinleyeyim derseniz Rua de Candido dos Reis ve Galeria de Paris isimli trafiğe kapalı iki paralel caddeye gitmeniz gerek. Bu iki cadde Livraria Lello’nun olduğu caddeye bağlanıyor. Gayet merkezi diyebiliriz. Bu caddelerde sıra sıra gece kulüpleri ve barlar var. Ancak Portekiz’de akşam yemeği bizden daha geç yendiği için, kültür olarak gece hayatının da 12’den sonra başlayacağını unutmayın. Yani siz yemeği bitirip 11’de giderseniz nispeten tenha bir sokakta kokteyl içersiniz. Hareket görmek istiyorsanız daha geç bir saatte gitmeniz lazım.

Bir diğer önerim ise, açık havada, çimlerin üzerinde daha salaş bir mekan isterseniz Base isimli mekanı, hem gün batımı hem de akşam için tavsiye ederim.

English: If you are looking for a nice place to have dinner,  we recommend those places which are on Rua das Flores. Here we recommend Cantina 32, which is we also went and recommended to us. Definitely, make a reservation. The only things you need to taste here are the banana butter, squid and octopus! Do not forget to eat cheesecake afterwards!

After dinner, if you want to drink something, dance, listen to music, you have to go to two parallel streets which are pedestrianized, name of them are Rua de Candido dos Reis and Galeria de Paris. These two streets connect to the street where Livraria Lello is. It is very central. There are night clubs and bars side by side on these streets. But remember that nightlife in Portugal will start after 12am. Because, they have dinner at a late night according to our country. So if you finish eating and go at 11pm, you have a cocktail on a relatively desolate street. If you want to see the crowd, you have to go at a later hour.

Another suggestion is that if you want a more hovel place on the lawn outdoors, I would recommend the place which named Base for both sunset and evening.

Bunların dışında, Porto’ya plansız da gitseniz zaten şehir size elinde ne varsa kolayca sunuyor. Sakın endişe etmeyin 🙂 / Apart from these, if you go to Porto without even planning, the city offers you what it already has. Do not worry 🙂

Bir sonraki yazımızda Aveiro ve Costa Nova Beach günümüzü anlatacağız. Porto gezimizin fotoğraflarına @kucukmartha ve @baranseldogan instagram hesaplarından ve #kucukmarthaporto hashtaginden ulaşabilirsiniz!

Bu gezimizde görüşemesek de, bize çok destek olan sevgili Nazlıhan Ağaç‘a (@probisnaz) çok teşekkür ederiz. Bu taraflara gitmeden önce mutlaka onun da bloguna göz atın.

English: In our next post we will tell you about Aveiro and Costa Nova Beach. You can find photos of our Porto tour from @kucukmartha and @baranseldogan instagram accounts and #kucukmarthaporto hashtag!

Even though we could not meet on this tour, we would like to thank our dear Nazlıhan Ağaç (@probisnaz) who supported us very much. Take a look at his blog before going to those sides.

Sevgiler / Best

Özüm & Baransel

 

You Might Also Like

3 Comments

  • Reply
    Esra
    27 Ekim 2017 at 14:59

    Özüm harika!
    Bir yandan feribotun saati geldi ama ben yazıyı sonuna kadar okumadan kalkmak istemedim hatta yorumsuz bırakamazdım. Emeğine sağlık 🖤 Instagramdan Porto seyahatinizi takip ederken çok beğenmiştim, yazın da bir o kadar güzel olmuş. Yeni yazıları bekliyorum, sevgiler 🌿

    • Reply
      kucukmartha
      31 Ekim 2017 at 09:19

      Esracım çok teşekkürler! Çok mutlu oldum beğenmene, umarım en kısa zamanda sen de gidip keşfedersin ve bu yazı da sana azıcık da olsa ışık tutar. 🙂

  • Reply
    Gastronomic Engineer
    25 Kasım 2017 at 22:52

    Nasıl güzel bir yazı olmuş. Uzun zamandır istediğim bir destinasyon olmasından dolayı ve senin güzel fotoğraflarından dolayı zevkle okudum. Başka yazılarda gelir umarım bu seyahatle ilgili 🙂
    Cansın/Gastronomic Engineer

  • Leave a Reply