SEYAHAT

ROMA ŞEHİR REHBERİ 2018 – ROME CITY GUIDE 2018

Bundan tam 10 yıl kadar önce, bir Temmuz ayında, hava sıcaklığı 40 derece iken, tüm o turist kalabalığının ortasında hatırladığım bir Roma var aklımda. Tüm bu koşullar altında hiç sevmediğim bir şehir haline gelmişti. Ama biliyordum, şartlar farklı olsaydı ben de çok sevecektim.

Nisan’ın son haftası gerçekleştirmiş olduğumuz İtalya seyahati,  o sevmediğim Roma’nın yerine bambaşka bir Roma koymamı sağladı. Baransel ile beraber, çok doğru bir mevsimde, çok doğru bir zamanda yeniden keşfettiğim Roma şehrini şimdi size anlatma vakti.

English:I remember Rome that it had full of tourist crowd, it was really terrible crowd, in July, 10 years ago, when the temperature was 40 degrees. As a result of these circumstances, it became a city I did not like. But I knew that if circumstances were different, I would had loved a lot, as well.Our trip to Italy, which we had the last week of April, completely has changed my mind about Rome that i did not like. Now it is time to tell you about the Rome city I have rediscovered with Baransel in a very correct season, at the right time.”

Kolay değil! Dünya’nın en önemli imparatorluklarından birine ev sahipliği yapmış, Rönesans’ın başkentlerinden biri olmuş ve üzerine bu kadar güzel korunmuş olunca, Roma’dan etkilenmemek imkansız! Düşünsenize, şehrin %80’i tarihi eser ve insanlar bunu korumak için ellerinden geleni yapmış. Sanırım İtalya’da en çok özendiğim ve imrendiğim şey bu oldu. Eskiye, tarihe, kültür mirasına sahip çıkmak! Restorasyon konusunda dünyada 1 numara olmalarına şaşmamalı! Bir de tabi İtalyanlar’da hayran kaldığım diğer bir özellik estetik algısı… Bu kadar mı zevkli olunur? Bu kadar mı önem verilir? Çirkin bir şey görmek çok zor cidden. Roma’da neler görmüşüz, nelerden etkilenmişiz buyurun efendim, bu yazı emrinize amade!

English:It is not easy! It is impossible to not being captivated by Rome when it hosted one of the most important empire of the world, became the capital city of Renaissance and was conserved very well above all. Just think, %80 of the city is historical artifacts and the people did their best to conserve this history and I think the thing which i envied the most was this, to protect the history, the culture and the old! No wonder they are number one in the world for restoration, and the Italian’s the other feature that i admire was the sense of aesthetics, they are really tasteful and they give importance to aesthetics very much. It is really difficult to see something ugly. Here the things we saw and we impressed with in Rome, this writing is at your service!”

ROMA FIUMICINO HAVALİMANI’NDAN ŞEHİR MERKEZİNE ULAŞIM 

TRANSPORTATION FROM ROME FIUMICINU AIRPORT TO THE CITY CENTER

Her şeyin başında bunu bilmek önemli! Zaman sizin için de kıymetliyse, şehre en kısa nasıl ulaşırım sorusunun cevabı burada! Roma Fiumicino (ismini asla söyleyemiyorum eheh) Havalimanı’ndan şehre en hızlı ulaşım yolu Leonardo Express denilen hızlı tren. Tam 30 dk’da durmadan sizi Termini (merkez) Tren İstasyonu‘na ulaştırıyor. Kişi başı 14Euro ve biletinizi istasyondan kolayca alabilirsiniz. 14 Euro’yu pahalı bulursanız ve zaman sizin için önemli değilse, otobüs ve normal tren seçenekleriniz de mevcut. En ucuz ulaşım yolu otobüs, kişi başı 4,5 Euro, normal tren ise 8Euro. Her ikisi de 1 saat de Termini’ye varıyor. Başka şehirlerde olabilir ama taksiye binmek ne yazık ki bu şehir için işinizi kolaylaştırmıyor, çünkü kara yolu da 1 saat sürüyor. Üzerine 60Euro ödüyorsunuz. Ortak kullanımlı shuttle seçeneği de mevcut, bu araçlar sizi otelinize kadar bırakıyor, aynı bölgede oteli olan insanlarla biniyorsunuz, bizden kişi başı 20Euro istediler, ama biz yine 1-1,5 saat süreceği için kabul etmedik.

English:It is important to know this first of all! If the time is important for you, the answer of the question “how can i reach to the city by using the shortest route?” Is right here! The fastest means of transportation from the Rome Fiumicinu (i can never pronounce it ehehe) Airport to the city center is the express train. It takes you to Termini Railway Station in just 30 minutes. The ticket is 14 € per person and you can get it from the station easily. If 14 € is expensive for you and the time is not important, there are options like buses and railway trains as well. As the cheapest means of transportation, bus is 4,5 €, and railway train is 8 €. Both of them arrives to the Termini in 1 hour. In the other cities taking a taxi may facilitate your transportation but for this city it is not helpful unfortunately because it takes 1 hour to get you there when you use this way, and you pay 60 € after all. There is the option of shared shuttle too, and those vehicles take you to your hotels. You get in the shuttles with the people who stay in the same neighbourhood, the ticket was 20 € per person but we did not accept that way because it would take 1 or 1.5 hours.” 

Leonardo Express pahalı mahalı ama çok temizdi. Üstelik her 15 dakikada bir var. Havalimanı içerisinden çok rahatça bindik ve şak diye nasıl geçtiğini anlamadan Termini’ye vardık. Termini’den sonra bavullarla otelinize yürümek ise biraz sıkıntılı olabilir. bizim otelimiz 15 dakika yürüme mesafesinde olduğu halde Roma sokaklarında çok zorlandık. O nedenle orada paraya kıyıp taksiye binmek lazım. Benden söylemesi!

English:Leonardo Express was expensive but really clean, and it was departing in every 15 minutes continually. We get on it from the airport and we arrived in Termini in less than no time. After arriving Termini, walking to your hotel with your suitcases may be a little bit difficult. Although it took 15 minutes from Termini to our hotel, we had difficulties in the streets of Rome, therefore taking a taxi is really necessary in this step. I’m telling you !”

ROMA’DA KONAKLAMA ÖNERİSİ-SUGGESTION FOR ACCOMODATION IN ROME; CASACAU

Roma’yı 3 günde biraz turistik biraz özgürce gezebilmek adına, şehrin kalbinde kalmak istedik. Bu defa bu şehri sevmem lazımdı 🙂 O nedenle Fontana de Trevi ve Piazza di Spagna’yı merkez alarak o civardaki otellere bakmaya başladık. Sonra neden Airbnb bakmıyoruz dedik ama Airbnb deki evler otelden daha pahalıydı. Derken karşımıza tam aradığımız konseptteki CasaCau çıktı! CasaCau aslında TakeMeRome.com grubunun altında yer alan bir otel. Hem otel konforunda, hem de size ait bir daire olduğu için Airbnb kafasında demek daha doğru olur. Hem Fontana de Trevi’ye yürüyerek 1 dakika mesafede hem de restoranların, kafelerin ve hatta marketlerin olduğu canlı bir sokakta. Roma’da hem turist hem lokal olmak için harika bir yer! Zaten tasarımına da ilk görüşte aşık olmuştuk. O nedenle daha fazla düşünmeden CasaCau’da kalmaya karar verdik.

English:“We wanted to stay at the heart of the city for being able to visit and see some places a little bit touristy and also freely. This time it was necessary to love this city for me🙂 therefore by centering Fontana de Trevi and Piazza di Spagna, we looked for the nearest hotels. Then we thought to search places in Airbnb but we saw that houses in Airbnb was more expensive than the hotels. While looking for the acommodation we found the rightest concept; CasaCau! CasaCau is a hotel which is included in TakeMeRome.com group. Because it was both comfortable as hotels and a house belongs to you, it is acceptable to say that CasaCau was similar to Airbnb houses. It takes 1 minute to walk Fontana de Trevi and it is in a lively street in which restaurants, cafes and markets are located. It is a great place both for being a tourist and a native in Rome. We fell in love the design of it at first sight, therefore we decided to stay in CasaCau. “

Instagram’da storylerde paylaşırken de çok soru gelmişti. Bizim kaldığımız daire, Left Corner Apartment diye geçiyor. Tabi ki başka seçenekleriniz de mevcut. Sitesinden inceleyebilirsiniz.

English:“Many people asked many questions about there when we shared our place on Instagram stories. Our apartment is called Left Corner Apartment, and of course you have some other options.You can search in by using the site. “

Biz dairemizi çok sevdik. Muhteşem tasarlanmış ve çok ince düşünülmüş özellikleri vardı. Bir kere o kocaman camlar, o sokağı sabah izlerken kahvenizi yudumlamak…

English:“We really loved our apartment. It was designed gorgeously and there were really great features which showed that the designers really worked on them. Those huge windows and sipping at your coffee by watching that street…. “

Kendinize ait bir mutfağınız ve içi dolu bir minik buzdolabınızın olması da harikaydı. İsterseniz akşam yemeğinizi şarap ve makarna eşliğinde evinizde yiyin bunun için bile tüm malzemeler mevcuttu. Biz sabahları kahvaltımızı kapımıza bırakılan sıcacık ekmeklerle, buzdolabına bırakılan yumurtalarla yaptık. Çok keyfiliydi… Akşam üzeri ise odanıza çeşitli tatlılar, kekler bırakılıyor. Odaya girdiğinizde burnunuza gelen kokuları tahmin edersiniz. Bize bir gün elmalı kek ve brownie bırakmışlardı. O brownienin kokusunu da tadını da hayatım boyunca unutamayacağım sanırım. Diğer bir yandan bulaşıklarınızı gelip sizin için yıkıyorlar, oda temizlik servisi her gün çalışıyor. Merak etmeyin 🙂

English:“It was great to have a kitchen and a mini fridge full of food and beverage. You can eat the dinner at your house in company with some wine and spaghetti. All of the ingredients were available even for an evening like this. We had our breakfast with warm bread left in front of our door and with eggs left in our fridge. It was really enjoyful. In the late afternoons, some dessert and cakes are left in your room. In one day they left apple pie and brownie in our room. I cannot forget the smell and taste of that brownie all through my life. On the other hand, they washes your dishes every day, room service works every day, dont worry🙂 “

CasaCau’da diğer bir bayıldığımız özellik ise odanın içerisine bir cep telefonu bırakmış olmaları ve sizin için içerisine özel bir programla Roma şehir rehberinin yüklenmiş olmasıydı. O telefonu yanınızda dışarı götürebiliyorsunuz. Hatta sadece Roma değil, tüm İtalya hakkında çok güzel bilgiler içeriyor. Hatta restoran rezervasyonlarınızı bile bu uygulama üzerinden yapabiliyorsunuz. Sizin için tüm listeleri hazırlamışlar. Bu fikir çok hoşumuza gitti! Özellikle kısıtlı zamanı olanlar için muhteşem bir şey!

English:“The other feature that we loved in CasaCau was that they left in our room a mobile phone which had Rome’s city guide. You can take out that phone with you, and it has information not only about Rome but also about every city in Italy. Moreover, you can make reservations for the restaurants by using it. They have prepared all the lists for you. We loved this idea! It is great especially for those who have limited time.”

Biz CasaCau’dan çok memnun kaldık. Kesinlikle size de tavsiye ederiz!

English:”We were really pleased with CasaCau and we definitely reccomend you to stay there!”

ROMA’DA VESPA KİRALAMAK – RENTING A VESPA IN ROME

Audrey Hepburn’un Roman Holiday filmini izlediyseniz, mutlaka bir gün Roma’da Vespa kullanmak istersiniz. Bu özellikle bir Audrey hayranı olarak benim ölmeden önce yapılacaklar listemdeydi. Sanırım kendimi Audrey gibi hissetmek istiyordum 🙂 işte o gün bugündü! Gitmeden önce araştırdım ve okuduğum bloglardan en güvenilir motor kiralama acentesi olarak BICI&BACI‘yi buldum. Hazır havalar da tam motorluk, bunu denemeden dönmeyelim dedik ve otelimize en yakın BICI&BACI şubesinden tatlı mı tatlı, sarı renkteki Vespa’mızı kiraladık.

Vespa kiralarken bizden ehliyet istediler ve kredi kartımıza 500Euro’luk blokaj koydular. Motoru sağ sağlim geri getirdiğinizde bu blokaj anında kalkıyor. Ehliyet konusunu Instagram’da paylaştığımda daha önce başka acentelerden ehliyetsiz de Vespa kiralayanlar olduğunu öğrendim. Şansınızı denemek isterseniz aklınızda olsun ama ben yine de ehliyet olmadan kiralamanızı tavsiye etmem. Ne olursa olsun bir risk taşıyor, iki Vespa’ya binicem diye tatilinizi zehir etmeyin 🙂

English:If you have watched Audrey Hepburn’s Roman Holiday , you definitely want to use Vespa one day in Rome. This was especially in my bucket list as an Audrey fan. I think I wanted to feel like Audrey, that’s the day!I searched before i left and i found BICI&BACI which is the most reliable motorcycle rental agency from the blogs ı read .The weather was so good to ride a motorcycle so we thought we should not come back from rome without trying it and We rented the pretty , yellow Vespa from the nearest BICI & BACI branch office to our hotel.

While renting Vespa they wanted a driving license from us ve they blocked our credit card for 500 Euro. When we bring it back all in one piece, the blocked currency cancel. When I shared the driving license on Instagram, i learned that there were Vespa leaseholders who were not competent before.If you want to take your chance , keep in mind , but I still do not recommend renting without a driving license.For whatever reason , it carries a risk.Just to ride vespa , don’t make your holiday miserable!

Tüm günlük  125cc Vespa kiralamak 65Euro, dilerseniz saatlik olarak da alabilirsiniz, o zaman saati 15euro. Bizim paraya çevirince ne yazık ki artık her şey içler acısı derecede pahalı oluyor. Ama önceden buna bir bütçe ayırırsanız gerçekten pişman olmayacağınız bir deneyim yaşamış olursunuz.

Roma’da haliyle motorsiklet ve scooter kullanıcılarına saygı sonsuz! O nedenle asla sorun yaşamadık! Trafik çok düzenli ve güzel akıyor. Ben arkada bir elimde haritamız açık, yolları tarif ettim. Arada bize kendimizi film karesinde hissedelim diye müzik bile dinlettim 🙂 Çok ama çok güzeldi! Diğer yandan da Roma’nın asla yürüyerek keşfedemeyeceğimiz yerlerini keşfettik. Girmediğimiz sokak kalmadı 🙂 Bize diğer bir yandan zaman da kazandırdığı için çok mantıklı oldu. Bence havanız müsait, bütçenize uygun ve ehliyetiniz var ise hiç düşünmeyin!

English:“Total cost was 65 € per day . If you want you can rent Vespa for an hour. it costs 15 € per hour .When we convert Euro to Turkish lira, unfortunately, everything is getting expensive nowadays.But if you have a budget for it before ,this will be the one of the best experience that you will not regret without a shadow of a doubt.

In Rome, people are naturally very respectful to motorcycle and scooter users. That’s why we never had a problem!Traffic flow is well organized .I gave directions with the map at the back sometimes we even listened to music to feel ourselves in the movies 🙂It was really awesome ! On the other hand, we have discovered places where would never be able to explore by walking ın Rome .There was no place to go .In other respects , it made a lot of sense to us because it also saved us time.I think if you are in high spirits , it is suitable for your budget and you have a driver’s license, do not ever think about it!”

ROMA’DA GÖRÜLMESİ GEREKEN YERLER – MUST SEE PLACES IN ROME

Roma’yı gezerken bölgelere ayırırsanız çok daha rahat ve zaman kazanarak gezmiş olursunuz. Aslında her yere yürüyebilirsiniz, ama bu bazen hava sıcaklığı, siesta zamanı ve aç kalma riskinizle birleşince can sıkıcı olabiliyor. O nedenle planlı gezmek önemli!

English:If you divide the Rome into regions you can see the things that you want more easily by saving your time. Actually you can go everywhere by walking but when hot weather, Siesta time, and the risk of hunger combine, it can be a little bothersome, therefore visiting the places that you want to see by making plans is important!”

1. Bölge – Merkez / 1st. Region – Center :

Aşk Çeşmesi (“Fontana Di Trevi”):  Dünyada sadece tek bir millet bu çeşmeye Aşk Çeşmesi diyor, o da biziz 🙂 Hayır o a kadar ağzımıza yapışmış ki şuraya başlık yazarken bile anlaşılsın diye Aşk Çeşmesi yazıyorum 🙂 Zira Instagram’da bu çeşmenin önünde bir fotoğraf koyduğumda, “Bence Aşk Çeşmesi’ni de görün, para atmadan gelmeyin” diye yorum aldığımda bir inme iniyordu, pasaportu yakıp dönmek istemedim :)Peki çeşmenin gerçek hikayesi nedir? Roma’nın kalbinde yer alan üç farklı sokağın ve onun altında yer alan su kaynağının buluştuğu bir meydanda yer aldığı için, çeşmenin isminin İtalyanca üç anlamına gelen Tre kelimesinden türetildiği varsayılıyor. Bir rivayete göre, Roma’da imparatoru Augustus zamanında, şehir savaş altındayken, bir kaç asker bu kesişme noktasında bir Romalı kızla karşılaşırlar.Kıza nereden su bulabileceklerini sorarlar, kız da şu an çeşmenin bulunduğu yeri gösterir ve toprağı kazarlarsa su bulabileceklerini söyler. Askerler de gerçekten toprağı kazar ve su bulurlar. Zaten şu an çeşmenin üzerindeki heykeller de bu hikayeyi anlatıyor.

English:”Love Fountain (“Fontana di Trevi”): In the world there is only one nation which calls Love Fountain to this fountain and this nation is us🙂 we so much get used to call it as Love Fountain that i write even the title as Love Fountain in order to be understood🙂. Because when i post a photograph in front of this fountain on Instagram and when i see the comments like “i think you can see the Love Fountain, and throw some coins” i felt as if i have a stroke, i wanted to destroy my passport  and come back to home 🙂 so what is the true story of the fountain? Because it is located in a piazza in which three different streets which are at the heart of the Rome and the fountain which is under it come together, the name of the fountain is assumed to be derived from the word Tre in Italian. According to a rumour, in the time of emperor Augustus, when the city was under the war, a few soldiers encountered to a Roman girl in the point of this intersection. The soldiers asked the girl how they could find water, and the girl told the place of the fountain and said if you dig that place you could find water. The soldiers dug a hole and found the water. The sculptures which are now on the fountain tell this story.”

Çeşmeyi, görsel güzelliğinin dışında günümüzde bu kadar popüler kılan şey ise “para atıp dilek tutma” ritüelidir. Her yıl dünyanın dört bir yanında insan bu çeşmeye para atıp dilek tutarlar. Söylenene göre, bir kere bu çeşmeye para atarsan mutlaka yeniden Roma’ya gelirmişsin. (Ben 10 yıl sonra bile olsa gerçekten geldim) Çeşmeden yılda ortalama 1,5 milyon USD civarında bağış toplanıyormuş ! Tüm bu paralar ise her yıl belirlenen farklı bir vakfa yardım olarak gönderiliyormuş. Bu nedenle çeşmeye atılan paraları toplamak büyük bir suç olarak kabul ediliyor, sakın böyle bir çılgınlık yapmayın 🙂

English:“The other thing which makes the fountain this much popular is the ritual of throwing coins into it. Every year people from around the world throw coins into this fountain and make a wish. Rumour has it that if you throw a coin into this fountain, you will come again to Rome. ( I came again even if after ten years passed). In average 1.5 million US Dollars are collected from the fountain each year! And all of this money is sent to a charitable foundation which is chosen, collecting the coins in the fountain is accepted as a crime so never try to do a mad thing like this🙂 .”

İspanyol Merdivenleri ve Meydanı (“Piazza di Spagna”): İspanya Büyükelçiliği’nin bulunduğu meydan ile Fransız kilisesi Trinita dei Monti’yi birleştirdiği için bu 135 basamaklı merdivenlere de İspanyol merdivenleri denilmiş. Yapımında ya da tarihinde bir İspanyolluk yatmıyor yani. Bu merdivenlere 10 yıl önce geldiğimde hiç etkilenmemiştim. Ama bu defa gittiğimizde her basamağa koydukları kocaman begonvil saksıları sayesinde gerçekten çok güzel görünüyordu. Mevsimsel olarak görüntüsü de değişiyormuş yani 🙂 Merdivenler adeta Romalılar için buluşma noktası gibi. O nedenle günün her saati oldukça kalabalık.  Merdivenlerin başlangıcında ise çok güzel bir çeşme bulunuyor. Fontana della Barcaccia ismindeki bu çeşme, yaşanan bir sel felaketinde bir balıkçı teknesi meydana kadar sürüklendiği için onun anısına yapılmış. Neden yapmışlarsa güzel yapmışlar 🙂 Önemi yok!

English:Spanish stairs and the piazza (“Piazza di Spagna”): Because it combines the piazza at which the Spanish embassy is located and the French church of Trinita dei Monti, this 135-step staircase is called the Spanish staircase. There is no any Spanish in its building or history otherwise. When i came to this staircase ten years ago, i did not impressed with it. But at this time thanks to huge bougainville pots they put in each step, it seemed really beautiful, that is, its views changes seasonally🙂. The staircase is almost a meeting point for the Romans, so in every hour of the day it is very crowded. At the beginning o the staircase there is a fountain which is gorgeous. This fountain which is named as Fontana della Barcaccia, built in commemoration of a fishing boat which was dragged up to the piazza during a flood. Somehow it was built nicely🙂 it is not important!”

Pantheon: Küçücük bir sokakta ilerlerken birden karşınıza tüm görkemiyle çıkan Pantheon, aslında Antik Roma zamanında tüm Tanrılar için yapılmış bir tapınakmış. 7. yüzyıldan sonra ise Hristiyan kilisesi olarak kullanılmış.İçerisinde önemli kralların mezarının yanı sıra, Rönesans’ın en büyük ustalarından Rafaello’nun da mezarı bulunuyormuş. Pantheon’un girişi ücretsiz, ancak sabah çok erken saatlerde gitmenizi tavsiye ederiz, çünkü inanılmaz bir kuyruk oluyor. Eğer siz de bizim gibi içerisine giremezseniz üzülmeyin, nasıl olsa çeşmeye para attınız ve yeniden geleceksiniz 🙂

English:“The pantheon , which was suddenly come out in all its glory when you are on a very small street , was actually a temple built for all the gods in ancient Roman times. After the 7th century ,it was used as a christian church . there are tombs of famous kings inside , moreover ,there is an another notable tomb is that of Raphael who is great masters of the Renaissance.Entrance is free to the Pantheon but we advise you to go very early in the morning because there is an incredible queque . If you can not enter the palace like us , do not be sad .You threw the coin into the fountain and you wil come sooner or later.”

Novana Meydanı (“Piazza Novana”): Bana Roma’nın nesi meşhur diye sorsalar, küçücük sokakların açıldığı meydanları derim. O kadar çok ve güzel meydanı var ki ! Hayat meydanlarda geçiyor haliyle… Novana meydanı ise bizim Taksim meydanı gibi düşünebilirsiniz (ya da düşünmeyin vazgeçtim :)). Tam olarak Roma’nın kalbindeki en büyük ve en meşhur meydan!Etrafında onlarca restoran ve kafe, meydanda ise sürekli ressamlar ya da müzisyenler bulunuyor. Bir şeyler içip insanları izlemek için keyifli bir nokta!  Meydanda tabi ki yine çeşmeler mevcut 🙂 Bunların en ünlüsü ise dört nehir çeşmesi olarak biline Fontana dei Quattro Fiumi. Çeşmenin tasarımı bir yarışma sonucunda belirlenmiş ve ismi dört kıtadaki dört nehrin dört tanrısından geliyormuş. Bu nehirler Afrika’daki Nil, Asya’daki Ganj, Avrupa’daki Tuna ve Amerika’daki Plata nehri imiş. Biz etrafındaki restoranlardan birinde oturup Aperol Spritz içip biraz keyif yapıp yolumuza devam etmiştik. Tavsiye ederiz!

English:Novana Square (‘’Piazza Novana ‘’): If they ask me what Rome is famous for ,I can say that they are squares with very smal strets. There are so many and wonderful squares! and naturally life goes on in the streets .The Novana Square can be thought as our Taksim Square (or forget about it ! 🙂) Truly it is the biggest and most famous square in the heart of Rome . There are lots of restaurants and cafes around and painters or musicians in the square. A delightful spot to drink and watch people ! Of course there are some fountains in the square .The most famous of these is Fontana dei Quattro known as Fountain of the Four Rivers. The design of fountain was determined as a result of competition and the name of fountain come from four gods of four rivers . These rivers are the Nile in Africa , the Ganges in Asia , the Danube in Europe and the Plate River in America . We went in one of the restaurants around and drank Aperol Spritz and enjoyed it immensely. We recommend!”

Cumhuriyet Meydanı (“Piazza della Republica”): Tabi ki her şehir gibi Roma’nın da bir Cumhuriyet Meydanı var. Roma’daki diğer meydanlara göre biraz sönük olsa da, yine önündeki hikayeli çeşmesiyle gönlünüzü kazanıyor 🙂 Roma Termini tren garının yanında yer alan meydandaki Su Perileri Çeşmesi, üzerinde bulunan dört su perisinin temsil ettiği şeylerle anılıyor. Göller, nehirler, okyanuslar ve yer altı suları… Suya adanmış bir çeşme! Bir fotik çekip devam edebilirsiniz 🙂

English:Republic Square (“Piazza della Republica”): Of course, like every city, Rome has a Republic Square. Although it pales in comparison to these of squares , it wins our heart with story of fountain. :)The Fairy water fountain in the square next to the roma termini railway station is mentioned with the things represented by the four water fairies .Lakes , rivers , oceans and groundwaters … A fountain dedicated to water ! you can take a photo and go on.” 

Çiçek Pazarı (“Campo di Fiori”): Her ne kadar adı çiçek pazarı da olsa burada elbette sadece çiçek satılmıyor. Yine bir meydandayız ve meydanın ortasında bu defa bir pazar kurulmuş. Hediyelik eşyadan giysiye, çiçekten sebze meyveye kadar bir çok şey satılıyor. Pazar günleri hariç her gün kurulan bu pazar akşamüzerine kadar açık. Hediyelik eşya fiyatları dükkanlarla aynıydı. O nedenle pek bir esprisi yoktu bence. Ama sevdiceğinize sürpriz yapıp bir buket çiçek almanız güzel olabilir 🙂

English:Flower Market (“Campo di Fiori”): Despite the fact that the name is flower market, of course only flowers are not sold here. Again, we are in a square and this time a market is set up on open in the center of the square . A lot of things are sold such as gifts ,clothes flowers ,vegatables and fruits. This market is open until the evening everyday except sundays . The souvenir prices were the same as the shops so i think it did not make much sense. But it may nice to surprise your girlfriend buying a bouquet of flowers.”

Galleria Sciarra

2. Bölge – Kuzey / 2nd. Region – North

Popolo Meydanı (“Piazza del Popolo”): İsmini meydanın ortasında yer alan Santa Maria del Popolo Bazilikası’ndan alan bu meydan, Avrupa’nın en güzel meydanları arasında yer alıyor. Özellikle akşam ışıklandırmayla ayrı güzel göründüğünü söylemeliyim. Meydanın tam ortasında ise Roma’nın en büyük obeliski yer alıyor.Halk Meydanı olarak da bilinen meydan günümüzde ise özellikle yılbaşı kutlamalarına ev sahipliği yapıyormuş.

Park Villa Borghese : Avrupa şehirlerinde en özendiğim şeylerden biri de her şehrin gerçek anlamda ciğerleri olabilecek parkları olması. Roma’nın da ciğerleri bu park işte. 1700 dönümlük arazide, şehrin kalbinde yer alan bu park içerisinde göletler, yürüme ve bisiklet parkurları ve aynı zamanda mutlaka görülmesi gereken ve dünyanın en önemli sanat galerilerinden biri olan Galleria Borghese yer alıyor. İspanyol merdivenlerinin en üst kısmına yürüyüp sol tarafa doğru yürümeye devam edin, ağaçları takip edin ve park karşınızda! Park motorlu araçlara kapalı, o nedenle Vespa kiralarsanız içine Vespa ile dalmayın 🙂 Roma’da piknik yapmak isterseniz, en güzel noktalardan biri de kesinlikle burası! Biz gittiğimizde şans eseri Dünya günü kutlamaları sebebiyle bir festival vardı ve özgürce bir festivale katılmanın mutluluğunu yaşadık! Umarım size de böyle bir etkinlik denk gelir ve bizim gibi eğlenirsiniz.

3.Bölge – Karşı Yaka

Melekler Köprüsü ve Kalesi (“Castel Sant’Angelo”): Roma’daki en güzel yapılardan biri bence bu kaleydi. 139 yılında inşa edilmiş şaka değil! Dönemin imparatoru ilk başta kendisi ve ailesi için anıt mezar olsun diye inşa ettirmiş, ama inşa edildikten kısa süre sonra askeriye binası olarak kullanılmaya başlanmış. 590 yılında Roma şehrini büyük bir veba salgını el geçirmiş. Dönemin Papa’sının kehanetine göre, kalenin üzerinde melek Mikail belirmiş ve vebanın sona ereceğini müjdelemiş. O günden sonra kalenin en tepesine bir melek heykeli dikilmiş. O zamandan bugüne de adı Melekler Kalesi olarak kalmış.

1200’lü yıllarda ise, acil durumlarda Papa’nın kaçabilmesi için Vatikan’dan bu kaleye doğru 800 metrelik bir tünel yapılmış.Kuşatma dönemlerinde Papa gerçekten bu tünelleri birden kez kullanmış. Giriş ücreti 10,50Euro, kuyruk beklemeye değer. Kalenin üst kısmında günümüzde bir kafe de yer alıyor. Dilerseniz Roma manzarası eşliğinde burada bir şeyler atıştırabilirsiniz. Kaleye çıkan köprü ise özellikle gün batımı saatlerinde muhteşem bir görüntü sunuyor. Fotoğraf meraklılarına duyurulur. Dileyenler bu kaleden 10 dakika daha yürüyerek Vatikan‘a ulaşabilirler. Aynı yakada ve çok yakınlar. Zaten kaleden bir yandan Vatikan bir yandan Roma manzarası görüyorsunuz.Vatikan’a kadar gitmişkende tavanındaki muhteşem Michelangelo eseriyle ünlü Sistina Şapeli’ni (Sistine Chapel) görmeden dönmeyin.

   Trastevere

Trastevere: Roma’da en sevdiğimiz mahallelerden biri oldu Trastevere. Biraz Karaköy havası da yok değil. Burası daha çok tasarım dükkanların, gençler arasında yeni gözde olan barların ve kafelerin yer aldığı şirin bir mahalle. Sokaklarında kaybolmaktan mutlu olacağınızı garanti edebilirim.

4. Bölge – Güney

Roma Forumu ve Kolezyum (“Roman Forum & Colosseo”): Gladyatör filmini izleyenler izlemeyenlere anlatsın 🙂  Romalılar’ın 450 yıl boyunca köleler ve suçlular arasından seçilen insanları gladyatör olarak adlandırıp vahşi hayvanlarla nasıl savaştırdıklarını… E medeniyete kolay ulaşılmıyor tabi 🙂 2007 yılından beri Dünya’nın 7 harikasından biri olarak anılan Kolezyum, Roma’nın adeta simgesi olmuş ve görmeden dönülmemesi gereken yerlerden biri.

Aslında Kolezyum’un olduğu bu bölgeye Antik Roma Bölgesi deniliyor. Çünkü Roma ilk defa aslıda bu bölgede kurulmuş ve sonradan büyümüş. Tüm bu Antik Roma bölgesinde tek seferde, başta tarih boyunca gladyatör ve hayvan dövüşleri yapılmış bir arena olan Kolezyum’u, Roma Forumu denilen Antik Roma’nın geliştiği merkez bölgeyi, Roma’nın yedi tepesinden en şehir merkezinde olan ve tarihi kalıntılar açısından en zengin bölgesi olarak geçen Palatino Tepesi’ni, antik bir hipodrom ve halkın eğlenme bölgesi olarak bilinen Circus Maximus’u ve ilk Hristiyan imparator olan Konstantin’in zaferine ithafen yapılan Konstantin Zafer Takı‘nı göreceksiniz.

Gelelim bilet ve giriş konusuna. Bilet ücreti kişi başı 17,50Euro. Tahmin edersiniz ki insan yığını bir kalabalık sizi bekliyor olacak. O nedenle sabah ne kadar  erken giderseniz o kadar iyi. Önden biletiniz olursa sadece bilet gişesi kuyruğundan yırtmış olursunuz. Yoksa tüm alanlardaki güvenlik kontrolü kuyruğuna her şekilde gireceksiniz. Bir yandan da öğlen sıcağında gitmemeye özen gösterin vallahi başınıza güneş geçer vebalini alamam 🙂 Tüm alanı gezmek ortalamada 2-3 saatinizi alır. Ona göre plan program yapmayı unutmayın.

Venedik Meydanı (“Piazza di Venezia”): 1861 yılına kadar İtalya’da her bir şehir ayrı bir devletmiş. O dönemlerde Roma devletinde Venedik Büyükelçiliği de işte bu meydan da bulunuyormuş. İsmini bu elçilik binasından yani Palazzo Venezia‘dan alan meydan, Musolli’nin II. Dünya Savaşı’na Almanya’nın yanında katılacaklarını ilan ettiği o meşhur balkon konuşmasıyla da tarih sayfalarına geçmiş. Günümüzde ise bu bina müze olarak kullanılıyor.

Vittorio Emanuele II Abidesi (“Monumento a Vittorio Emanuele II”): Venedik Meydanı’nda yer alan diğer bir görkemli yapı ise bu abidedir. Abidenin üst kısmında bir seyir terası, alt kısmında ise İtalya Birleşme Müzesi yer alıyor. Abidenin terasına asansör ile ücret ödemeniz karşılığında çıkılıyor .Terasa çıkan asansörler dışında komplekse giriş ücretsiz!

ROMA’DA YEME & İÇME ÖNERİLERİ

AROMA RESTAURANT : Roma’da bir akşam yemeğimizi önceden instagramdan bulup manzarasına aşık olduğum Aroma Restaurant’ta yedik. Burası hem Kolezyum’u hem de gün batımını seyredebileceğiniz en güzel noktalardan biri! Biz de bunun için gün batımı zamanında gidip o manzarayı kaçırmamış olduk.

Bu restoran tam olarak bir “fine dining” konseptine sahip. Bu nedenle dilerseniz 7 adet farklı lezzetten oluşan ve her biriyle farklı kadeh şarap gelen tadım mönüsünü deneyebilirsiniz. Biz öyle yaptık 🙂 Ama dileyenler tabi ki normal mönüden de devam edebilirler. Her şey çok ama çok lezzetliydi! Sunumlar gerçekten muhteşemdi. Kesinlikle tavsiye ederim! Rezervasyon şart!

ALFREDO ALLA SCALA : Burası Alfredo Fettucini makarnasının doğduğu restoran olarak biliniyor. Dolayısıyla burada mutlaka ama mutlaka Alfredo Fettucini yemelisiniz. Zaten yanınızda bir tabakta tüm sosu ve parmesan peynirini karıştırarak adeta şov yapıyorlar. O peynirin ve kremanın kokusu yok mu… Ah! Başlangıç olarak yediğimiz peynirli ve domates soslu fırın patlıcan da çok lezizdi! Domateslerinin tadı gerçekten güzel, saygı duymak lazım! Burada da bir akşam mutlaka yemek yemenizi tavsiye ederim! Rezervasyon şart!

GRAZIA E GRAZIELLA : Trastevere bölgesinde keşfettiğimiz bu restoran çoğunlukla lokallerin takıldığı ve gerçekten çok iyi lezzetler sunan bir mekan. Dışarıda oturma alanı olması ise bir artısı! Biz hayatımızda ilk defa kızarmış enginarı burada yedik mesela 🙂 Çok lezzetliydi tavsiye ederiz. Rezervasyonumuz yoktu, öğlen yemeği için gitmiştik, kapıdaki sırada 10 dk kadar bekledik, beklerken de prosecco ikram ettiler (Arap yağı bol bulunca misali tabi bunlarda prosecco olayı ahaha). 

Bizim gidemediğimiz ama meşhur olmuş bir kaç yerden de burada bahsetmek istedim. Belki sizin fırsatınız olur da gidebilirsiniz. Trastevere bölgesinde Ferzan Özpetek ve Serra Yılmaz’ın sık sık gittikleri favori restoranları Le Mani in Pasta, öğlen ya da akşam yemeği için eğer trüf seviyorsanız her şeyin trüflü yapıldığı Tartuffi&Friends, güzel kokteyller için Salotto 42 ve 404 Not Found, iyi tiramisu için ise Pompi aklınızda bulunsun.

ROMA’DA EN İYİ GÜN BATIMI İZLENECEK 3 NOKTA

  1. İspanyol Merdivenlerinden yukarı doğru çıkıp sola doğru yürümeye başladığınızda, yol sizi Terazza del Pincio denilen seyir terasına götürecek. Tam bu terasın olduğu yerde bir de Casina Valadier denilen bir restoran yer alıyor. İster buranın terasında oturup bir şeyler içip gün batımını izleyin, isterseniz de marketten şarabınızı, ekmeğinizi, peynirinizi alın ve seyir terasında Roma’yı tepeden gören duvarların üzerinde piknik yapın. Bir daha gidersem kesinlikle piknik yaparım 🙂 Biz biraz hazırlıksızdık o nedenle Casina Valadier’de günü batırdık, ama yine de çok güzeldi.
  2. Castel Sant’Angelo‘nun önündeki nehre bakan duvarların üzerinde! 🙂 Biz öğlen pikniği yaptık ama gün batımı için de harika bir lokasyon!
  3. Isola Tiberina denen ada üzerinde, Ponte Garibaldi’ye karşı çimlerin üzerinde piknik yapıp gün batımını izleyebilirsiniz.

ROMA’ DA GÖRÜLMESİ GEREKEN 4 KÜTÜPHANE

Dünya’nın en güzel kütüphaneleri listesinde 4 adet kütüphaneyle bir çok şehre meydan okuyan Roma, meraklıları için hem mimari hem de atmosfer olarak oldukça iddialı kütüphaneler sunuyor. Bu iddialı kütüphaneler sırasıyla;

  1. Ulusal Bilim Akademisi Kütüphanesi (“Biblioteca Academia Nazionale delle Scienze“)
  2. Vallicelliana Kütüphanesi (“Biblioteca Vallicelliana“)
  3. Angelica Kütüphanesi (“Biblioteca Angelica“)
  4. Vatikan Kütüphanesi (“Biblioteca apostolica Vaticana“)

ROMA’YA GİTMEDEN ÖNCE İZLEMENİZ GEREKEN 5 FİLM

  1. Roman Holiday
  2. Gladiator
  3. Eat & Pray & Love
  4. Angels and Demons
  5. To Rome with Love

İTALYANLAR HAKKINDA BİLMENİZ GEREKEN 3 ÖNEMLİ ŞEY

  1. Sadece sabahları cappucino içerler, gün içerisinde espresso ile devam ederler. Eğer gün içerisinde cappucino isterseniz hemen turist olduğunuzu anlarlar 🙂
  2. Amerika’dan bize miras Latte, İtalya’da sadece süt demek. O nedenle sütlü bir kahve istiyorsanız ya cappucino isteyin ya da espresso isteyip yanına süt isteyip karıştırın. Aman görmesinler şok olurlar ahahah 🙂
  3. İtalya demek siesta demek! Siesta saatlerine mutlaka dikkat edin, vallahi aç kalırsınız. Genellikle 12:00-16:00 arası siesta zamanı. Büyük şehirlerde turizm nedeniyle siesta’yı uzun tutmuyorlar ama kasabalarda durum vahim 🙂

Roma gezimize dair tüm instagram fotoğraflarımıza #kucukmartharoma hashtaginden ulaşabilir, tüm sorularınızı bize kucukmartha@outlook.com adresinden iletebilirsiniz! Çok güzel bir tatil olsun!

Sevgiler

Özüm & Baransel

 

 

 

 

 

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply